Ne zaman yazmaktan vazgeçmeyi düşünsem "gönlüm ayakta yüreğinizin ellerinden öperim" diyeceğim naif bir yürek sesime ses veriyor. Sesime ses verdiren, yazgıma yazıyı yazan Rabbim e ne kadar hamdetsem azdır...
edebiyat sever bir öğretmen(1560) arada bir hikaye yazdığı da oluyor... Teyzemin Radyosu ve Ölünün Yeri var, bir de kelime cümle görmemiş içimde gezinen hikayeler...
27 Haziran 2015 Cumartesi
24 Haziran 2015 Çarşamba
OTOPSİ
(burada giriş bölümüne yer verdiğim ve adını da "ipsiz sami" olarak değiştirmeyi düşündüğüm hikayeden... İkinci kitap kısmet olursa sanırım "aklım hasta doktor" dan sonra yer alacak)
(burada giriş bölümüne yer verdiğim ve adını da "ipsiz sami" olarak değiştirmeyi düşündüğüm hikayeden... İkinci kitap kısmet olursa sanırım "aklım hasta doktor" dan sonra yer alacak)
Sallanan sandalyenin sesi; sahilde kıyıya vuran dalganın,
bahçenin neredeyse tamamını kaplayan çınardan yere düşen yaprağın, içerden
gelen müziğin ritmine uyan yüzük parmağının, sesini bastırıyordu. Bu sadece bir
ses değil, ömürlük yorgunluğa düşülen
huzur adlı bir şerhti sanki. Turuncu, sarı, kızıl, kırmızı bir güz bayramına
dönen çınarın yapraklarından süzülen ikindi, ahşap sandalyenin gıcırtısında
siyahî kahveye, sandalyenin ritmiyle sallanan hapishane örgüsü tespihin mavi
boncuklarında lacivert parıltıya döndü. Sandalyenin sağında bir sehpa, üzerinde
karakalem takımı duruyor. Bir parça kömür, orta boy kalın yapraklı resim defteri.
Yüzük parmağının ritmi, plakta çığıran bozlağın dinmesiyle yavaşlıyor. Gıcırtı
ritmini bir süre daha sürdürdü.
Bahçe kapısının açılmasıyla gıcırtı kesildi. Girişteki
ceviz ile çınarın yaprakları yerde bir birine karışmış. Ceviz yapraklarının
dalda düzgün ve keskin duruşları yere düşünce de aynı, çınar yaprakları ateşten
geçmiş gibi kıvrım kıvrım, köz izine benzer gün izleri üstlerinde taze, üzerlerine
basan ayakla çığlık çığlığa güzü çağırışları hemen fark ediliyor. Bahçe
kapısından kendine yaklaştıkça yükselen ayak sesi sandalyenin salınışını
bitirdi. Tespih kaldırıldı ilkin, kalemler ve defter toparlanırken adımlar
durdu.
21 Haziran 2015 Pazar
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
FOTOĞRAF HİKAYESİ 35 (yedi iklimde ve bir ortak kitap çalışmasında yayınlanan yazı i.e) 1984’TE ZORBA VE DİL Bin dokuz yüz do...
-
Beyhude Denemeler 2: İsmet Özel Bana göre; İsmet Özel bir uçurumdur. Günümüz Türk şiirinde kendini "İslamcı" ya da "milliyet...
-
FOTOĞRAF HİKAYESİ 33: Ahlat Ağacı Mart Yedi İkliminde yayınlanan "Ahlat Ağacı ya da Anadolu Ağacı" adlı değininin tamamı aşağıda....
-
FOTOĞRAF HİKAYELERİ 1 mavi çaydanlık, Eşya yaşanmışlıkla imgeye dönüyor bence. Bazıları için sıradan, porselen bir çaydanlık; benim kuş...




